En Güncel Emlak haberleri
Anasayfaya Dön » Sektörel 28.11.2014 14:06
Hidroelektirik Santrallerin Yararları ve Zararları

Hidroelektirik Santrallerin Yararları ve Zararları

Hidroelektrik santralleri diğer santrallere göre atık madde oluşturmamaktadır. Santral kurulma maliyeti yüksek olmasına karşın işletme maliyetleri çok düşüktür. Oluşan gölet sayesinde kurak iklimin geçerli olduğu yerlerde yağmurun artması ile bitki örtüsü zenginleşmesini sağlar.

 

 
Akarsuların doğal yol ve akışını değiştirdiğinden ise birçok su canlısınında yok olmasına neden olabilmektedir. Dünya üzerindeki en büyük 140 nehir barajlarla bölünmektedir bu da ırmakların ekolojisinde olumsuzluklar yaratmaktadır. Oluşan gölet nedeni ile yeraltı suları zayıflamakta hatta tamamen kesilebilmektedir. Böylece barajların aşağısında kalan tarım kesimlerinde sorun yaşanabilmektedir.yeni proje zorlukları, planlama, su hakları, büyük toprak arazilerin, boruların tesisatların döşeneceği alanların  ve yolun kullanılacağı yerlerin farklı sahiplerinin olabilmesi.zorluklar bulunmaktadır.
Hidroelektrik santrallerin diğer santrallere göre en önemli ayrıcalığı ihtiyaç halinde saniyeler içinde gelen enerji talebini karşılayabilmesidir. 
www.emlakhaberleri.com
Barajların nehirlerin akmasını engellemesi ile kıyılardaki deltalar zayıflayarak denizlerin himayesine girmektedir. Böylece deltalarda tarım yapılabilme ihtimali kalmamaktadır. Dünyanın en büyük barajlarından  olan Nil Nehri üzerindeki Assuan, artık çözülmesi mümkün olmayan ve ekonomik zararı son derece yüksek sorunlar doğurdu. Baraj nedeniyle Nil Nehri'nin taşıdığı tortularla beslenen kıyılar aşındı, besin maddesi bulamayan Akdeniz'in ekonomik değere sahip balık stokları büyük ölçüde azaldı.
 
Nükleer santraller çok sıkı denetim altında kullanıldığı sürece diğer santrallere göre zararları çok azdır. Aksine nükleer santraller, fosil yakıtlar kullanan santrallere göre CO2, SO2 emisyonlarına engel olarak sera gazı açısından en temiz enerji üreten santral alternatifleridir. 
 
Ülkeler barajların getirileri yüksek gösterirken sosyal ve çevresel maliyetlrini olması gerekenden düşük göstermektedirler. Özellikle  enflasyon sorunu yaşayan ülkeler baraj inşaat süresinin uzaması sebebi ile oluşacak maliyetin artışın dikkate alınması gerekmektedir.  
 
Barajın kurulması ile tarihi ve kültürel değerlerde suyun altında kalabilmektedir
www.emlakhaberleri.com
 
Bir süre sonra baraj göletleri kum ve kil gibi parçacıklarla dolarlar. Bu da baraj ömrünün dolmuş olduğu anlamına gelmektedir. Çünkü bu göletlerin boşaltılması pahalı ve çok emek gerektiren işlemlerdir.
 
Yurdumuzda bolca su kaynakları olmasına karşın elektrik enerjimizin yaklaşık %60’ ı doğalgaz ile üretilmektedir. Türkiye’ nin hidroelektrik enerji santral potansiyelimizin %25 - 30 ‘u üretebilmektedir. Dünyada ise hidroelektrik santrali ile üretilen elektrik %23 dolaylarındadır. Doğal gaz santralleri hidroelektrik santral maliyetinden daha ucuzdur.
 
Hidroelektrik santrallerin inşaat sürelerinin uzun olmasına karşılık ekonomik ömürleri termik santrallerden daha uzundur. Hidroelektrik santrallerinin ekonomik hizmet süreleri 40- 50 yıl kadar olmasına karşın bazı çalışmalar ile 75 - 100 yıla kadar çıkabilmektedir.
 
Termik santrallerde linyit kömürün yanması ile oluşan küller bacalardaki filtrelerden % 99,4 oranında arıtılır. Ancak termik santrallerde bulundurulan yedek ünitelerin devreye girmesi sırasında teknik olarak bu filtreler bir süre çalıştırılmaz. Bu da hava kirliliği oluşturarak etrafındaki bitki örtüsüne zarar vererek verimi düşürür. Ormanlar için zararlı olan asit yağmurları fosil yakıtların yanması ile oluşan gazlararacılığı ile gerçekleşir. Termik santrallerin soğutma işlemi için kullanılan suyun deşarj edilen ırmak gibi su ortamları santralin kurulmasından önceki ısı değerlerine göre artmaktadır. Bu da sudaki canlıları olumsuz olarak etkilemektedir. Bu yüzden su ısısı 2-3 C’ den fazla artmamalıdır. 
 
Nükleer santrallerinin katı, sıvı ve gaz atıkları oluşmaktadır. Filtreler, kullanılmış eldiven, iş elbiseleri vb. katı atıklardır.
 
Tank yıkama suları, laboratuvar ve duş suları gibi örneklerde sıvı atıklardır. Termik santrallere göre çok daha fazla sıcak soğutma suyunun karıştığı göl, nehirlerde ekolojik denge bozulmaktadır.
 
 Gaz atıkları ise normal şartlarda radyason ve zehirli gaz yayılması hemen hemen yok gibidir.
 
www.emlakhaberleri.com
Nükleer santral ömrü 30 - 40 yıl civarıdır. Radyasyon yayma ihtimalinden  dolayı daha uzun süre  kullanılması tehlikelidir. 
 
Nükleer santraller ile ilgili güvenlik sorunlarının çözülmesinde önemli adımlar atılmasına karşın, radyoaktif atık sorunu halen çözümü en güç problem olarak karşımıza çıkmaktadır. 
 
Daha detaylı yapılan araştırma sonuçlarına bakıldığında aslında bütün santrallerin kendine özgü çevresel olumsuz etkileri görülmektedir. İnsanların yaşamsal                
 
faaliyetlerini sürdürebilmeleri için bu santrallere ihtiyacı vardır.
 
Bu nedenle yapılması gereken, santrallerin ileri teknoloji kullanılarak kurulması ve çevreye vereceği zararları minumum düzeye indirmek için gerekli çalışmaların yapılmasıdır.
 
Dünya,” IV. kuşak reaktörler” olarak bilinen yeni nesil reaktör teknolojileri ile ilgili yoğun bir çalışma içerisinde ve bu çalışmaların sonucunda, nükleer fisyon teknolojisinde 2020’ li yıllardan itibaren önemli değişikliklerin gerçekleşmesi beklenmektedir.
↓↓↓

Bu haber de ilginizi çekebilir

↓↓↓

Taner Yıldız'dan Termik Santral ve Zeytinlik Açıklaması


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, santral projelerinden de zeytinliklerden de vazgeçilmeyeceğini, her kesilen zeytin ağacı yerine 10 katı kadar ağaç dikileceğini söyledi..

 

 

Global Enerji Derneği tarafından Congresium Ankara Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenlenen 7. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı (EIF) açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Almanya'nın kömürden elektrik üretim oranının yüzde 43 civarında olduğunu, ve bu oranı yüzde 51'e çıkarma kararı aldındığını belirterek, ABD'nin ise kömürden elektrik elde etme oranının nükleer enerji ile birlikte yüzde 50'nin üzerinde olduğunu söyledi.

 
Bugün dünya enerjisinin yüzde 85'inin kömür, petrol ve doğalgaz tarafından karşılandığını vurgulayan Yıldız, 2035'e kadar bunun yüzde 75'lere indirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Yıldız,  dünya genelinde durumun bu şekild eolmasına rağmen Türkiye'de hala kömür santrali yapılıp yapılmamasının tartışıldığını, dünyada yıllık toplam 7 milyar tonluk üretim olduğunu ve bu miktarın sadece 3,5 milyar tonunun Çin tarafından harcandığını bizde ise toplam harcanan miktarın 106 milyon ton olduğunu söyledi.
 
Ne zeytinliklerden ne de enerji santrallerinden vazgeçeceklerini belirten Bakan Yıldız, çözümün basit olduğunu, eksiltilen her zeytin ağacı yerine 10 katı zeytin ağacının dikilmesi gerektiğini söyledi. Zeytinde ihracatçı bir ülke olduğumuzu da vurgulayan Yıldız, bir zeytin ağacının yaklaşık 18 kilo zeytin verdiğini 6 bin zeytin ağacının ise 100 ton zeytin verdiğini, bunun yüzde 20'sinin zeytinyağı olarak , yüzde 80'inin ise zeytin olarak piyasaya sürüldüğünü belirterek tüm bu işlemden yıllık 115 bin lira gelir elde edildiğini belirtti.
 
Kefenin diğer tarafında 153 milyon ton görünür kömür rezervi bulunduğunu ve bunun piyasa değerinin 7,5 milyar dolar olduğunu söyleyen Yıldız, anlaşma gereği 1,6 milyar dolarlık yatırım yapılacağını ve en az 3 bin kişinin istihdam edileceğini, tüm yatırımın ise 4 yılda bitirileceğini ve her yıl için üretilen elektriğin kilovatsaatinden ödenecek kira bedelinin 150-152 milyon lira olduğunu açıkladı.
 
03-06-2010
Bu haber toplam 222804 defa okunmustur


#
KULLANICI YORUMLARI
#
3. Köprü Tanıtım Filmi
#KONUT KREDILERI
  • #

    120 Ay

    0,82

    #
  • #

    120 Ay

    0,76

    #
  • #

    120 Ay

    0.85

    #
#
#TOKI DUYURULARI
#ANKETE KATILIN
#

Ekonomik Kriz Gayrimenkul Sektörünü Nasıl Etkiler?