
BENZER HABERLER
2007 yılında ABD’den başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan küresel finans krizinin fitilini ateşleyen ABD emlak sektöründe sular durulmuyor.
ABD’de emlak balonunun patladığı Ocak 2007 ve Ağustos 2010 arasında sahipleri kredi borçlarını ödeyemedikleri için bankalar 3 milyon kadar konuta el koydu. Bankaların sadece bu yıl, 1.2 milyon konuta el koyması bekleniyor.
Gelecek aylarda ise, büyük bankaların konutlara el koyma işlemlerini durdurması ve icra işlemleriyle ilgili uygulamalarını gözden geçirmesi nedeniyle bu sayının düşmesi bekleniyor.
ABD yönetimi, sadece Eylül ayında 100 bin eve el konulması sonrasında toplam 50 eyalette bankalar ve mortgage kredisi dağıtan şirketleri kapsayan geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Bu rakamın, ABD’de riskli konut kredilerinin neden olduğu ekonomik krizin başlamasından bu yana görülen en yüksek rakam olması tedirginlik oluşturuyor.
Soruşturmanın muhatabı finansal kuruluşların hisseleri hızla değer kaybederken mortgage şirketlerinin ve bankalarının önümüzdeki dönemde zarar ederek kırılgan konut piyasasındaki toparlanmayı tehdit edeceğinden endişe duyuluyor.
Devam eden soruşturmanın, bankalarda ve mortgage şirketlerinde ilk etapta 80 milyar dolarlık bir zararla sonuçlanması beklenirken bu sürecin hâlihazırda kırılgan olan konut piyasasına yeni bir darbe indirmesi bekleniyor.
11 trilyon dolar büyüklüğü ile ABD ekonomisinde mortgage piyasası, ekonominin gidişatında çok önemli bir yer tutuyor. İkinci bir emlak kriziyle karşı karşıya kalan ABD ekonomisi eğer bu krize yakalanırsa bu sefer işi gerçekten çok zor…
Yine denetim zafiyeti
Kriz sürecinde en çok eleştirilen ve krize zemin hazırladığı tartışmasız kabul edilen “denetimsizliğin” yine devam ettiğini görüyoruz. Bankalara, borçlarını ödeyemeyen konut sahiplerinin konutlarının icra yoluyla satılması için hazırlanan dosyaları yeterince incelememek ve sahte belgeler düzenlemek suçuyla soruşturma açıldı.
Bazı banka görevlilerinin konutlara el konulmasıyla ilgili belgeleri okumadan imzaladığı iddia ediliyor. Kriz öncesinde de gerek özel, gerekse kamuya ait denetleyici mekanizmalar menfaatleri için denetim zafiyetine düşmüşler ve krizin zeminini hazırlamışlardı. Bu seferki skandalda, birçok banka ve hukuk danışmanlığı bürosu, gerekli işlemleri tamamlamadan, mahkemelere yanlış bilgi vererek konut sahiplerini evlerinden attırdıkları iddia ediliyor.
Denetim zafiyetinin geldiği nokta açısından bir iddia var ki, ispatlanması durumunda ABD konut sektörü ve ABD ekonomisiyle ilgili çok ciddi şüphelerin doğmasına neden olacaktır. Bu iddia, bankaların ve mortgage şirketlerinin günde yüzlerce belgeyi imzalattıkları kişilerin, belgelerin doğruluğunu araştırmadan “otomatik” olarak imza attıklarıyla ilgili…
Skandal siyasi arenaya sıçrayabilir
Mortgage piyasasında yaşanan yeni skandalın siyasi arenaya da sirayet etmesi söz konusu. Başkan Obama’nın üstünde Kasım seçimlerinden önce, ülke çapında tüm konut haciz işlemlerini dondurması için yoğun baskı var. Ancak kredilerin yavaşlamasını istemeyen Beyaz Saray kararsız…
Eğer ABD ekonomisinde krediler yavaşlarsa, son mermilerini kullanan ABD yönetiminin ekonomik aktiviteyi hareketlendirmesi duracak, hatta daha da gerileyerek hızla durgunluk sürecine girecektir.
Diğer taraftan ABD kapitalizminin siyasi arenadaki ağır yönlendirici baskısı göz ardı edilmemelidir. Geçtiğimiz hafta Fransa'da yayımlanan La Tribune gazetesinin internet sayfasındaki listede ABD'de politikacıları en çok, bankacılık alanında faaliyet gösteren şirketlerin finanse ettiği açıklandı. Bu açıklama şüphesiz “malumun ilanıdır”. Dolayısıyla bankaların bastırması sonucu Beyaz Saray, soruşturmayı gerek yeni bir krizle baş edemeyeceği gerekse finansörlerini üzmemek için gevşetebilir…


EN BEĞENİLEN PROJELER

Sıra

Sıra

Sıra

Sıra
TOKI DUYURULARISon Başvuru Tarihi : 30 Aralık 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011