Anasayfaya Dön » Enerji 02.09.2014 19:49
Nükleer Santrallerin Faydaları ve Zararları

Nükleer Santrallerin Faydaları ve Zararları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, nükleer enerji konusunda halkı bilinçlendirmeye devam ediyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nükleer santral konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor.
Türkiye, 10 bin Megavat (MW) kurulu güce sahip, yaklaşık 80 milyar kilovatsaat (kWh) üretim kapasiteli iki nükleer santral devreye alındığında, yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz karşılığı ve yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) tutarında ithalat bağımlılığından kurtulmuş olacak.
 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nükleer santral konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, Akkuyu Nükleer Santral Projesinin uygulanması sürecinde, genel olarak nükleer enerji, özel olarak da Türkiye'de nükleer santral kurulmasıyla birlikte yanlış bilgilendirmelerin artması gerekçesiyle, bir bilgilendirme dokümanı yayımladı ve ''Türkiye'ye nükleer santral kurulması'' konusunda en çok gelen sorulara yanıt verdi.
 
Nükleer enerjinin, Türkiye için enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithal bağımlılığı ve cari açığın azaltılması bakımından büyük önem taşıdığı belirtilirken, Fransa'nın petrol (yüzde 99) ve doğalgaz (yüzde 97) ithal oranları Türkiye'deki gibi yüksek olmasına rağmen, Fransa'nın enerji ithal bağımlılığının yüzde 50, Türkiye'de ise yüzde 72 civarında olduğuna işaret edildi.
 
Çalışmaya göre, ekonomik gelişmesine paralel olarak Türkiye'nin elektrik tüketim talebini karşılamak için her yıl 4-5 bin MW'lik bir yatırım yapılması gerekiyor. Türkiye'nin 2023'te kurulu gücünün 110-130 bin Megavat (MW) arasında olması, elektrik tüketiminin ise 500 milyar kWh olması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların neredeyse tamamının, kömür yakıtların ise yaklaşık yüzde 30'u ithal. Diğer yandan, hidroelektrik potansiyele ek olarak rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin tamamı kullanılsa bile 2023 yılına kadar ulaşılacak 500 milyar kWh enerji tüketiminin ancak yarısı karşılanabiliyor.
 
Doğalgaz ithalatına etkisi nasıl olacak?
 
Akkuyu'ya kurulacak nükleer güç santralinin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve kaynak çeşitliliğinin artırılması bakamından önemine dikkat çekilen çalışmada, Akuyyu'da ve Sinop'ta kurulacak nükleer santraller dikkate alındığında, yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörüldüğü, bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için 16 milyar metreküp doğalgaz ithalatına karşılık yıllık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) ödenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Çalışmada,''Dolayısıyla, 3 senede sadece doğalgaz ithaline ödenecek para ile Mersin-Akkuyu'da 4 ünite nükleer santral kurulabilmektedir'' denildi.
 
Küresel ısınmaya en iyi çözüm
 
Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz ediyor.
 
Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda da en temiz seçenek olarak görülüyor. Fosil yakıtların yanmasıyla açığa çıkan karbon monoksit, karbondioksit, sülfürdioksit ve azotdioksit gibi sera gazı oluşumuna sebep olan zararlı gazlar, nükleer santraller çalışırken atmosfere salınmıyor. Elektrik üretiminin nükleer santrallerden sağlanmasıyla yılda 2,3 milyar ton karbondioksit, (yaklaşık 444 milyon adet arabanın bir yılda atmosfere yaydığı karbondioksit miktarı), 42 milyon ton sülfür dioksit, 9 milyon ton azot dioksit emisyonuna ve 210 milyon ton kül üretimine engel olunuyor.
 
1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için, 3 milyon kilogram kömür veya 2 milyon 700 bin litre petrol gerekiyor. Bu kadar az miktarda uranyum kaynağından yüksek miktarda enerji üretildiğinden nükleer santrallerin atık miktarı da bu oranda fosil yakıtlardan çok daha az.
 
Akkuyu'da deprem riski var mı?
 
Akkuyu sahasında jeolojik, sismolojik, sismotektonik gibi çalışmaların farklı ölçeklerde zaman içerisinde güncellenerek yıllarca sürdürüldüğü belirtilen çalışmada, ''Nükleer güç projelerinde güvenlik kriterlerinden en ufak bir taviz verilmesi dahi düşünülemez. Net olarak şu gerçek bilinmelidir ki Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrali sahaları deprem riski açısından en güvenilir bölgeler arasında yer almaktadır'' denildi.
 
Dünyanın 40 yıllık nükleer atığı 4 futbol sahasını dolduruyor
 
Dünya üzerindeki tüm nükleer santrallerin şu ana kadar (yaklaşık 40 yıllık atık) biriken toplam nükleer atık yaklaşık 260 bin ton olup, bu atık 5 metre yüksekliğinde yan yana konulduğunda, 4 futbol sahasını dolduracak hacimde bulunuyor.
 
Tipik bin MW'lik bir nükleer santralden yılda yaklaşık 30 ton nükleer atık çıkıyor. Tüm dünya üzerindeki santrallerden yıllık olarak çıkan nükleer atık miktarı da yaklaşık 12 bin ton düzeyinde bulunuyor.
 
Fukushima Kazası sonrası nükleer politikalar değişti mi?
 
Çalışmaya göre, 2030 yılına kadar dünyada birçok nükleer güç reaktörü, ömrünü tamamladığı için kapatılacak ya da revize edilip tekrar işletmeye alınacak. Çin, Hindistan, ABD, Rusya Federasyonu gibi ülkelerin kısa ve uzun vadede, nükleerle daha önce tanışmamış 45'i aşkın ülkenin de uzun vadede elektrik üretiminde nükleer seçeneğini kullanması bekleniyor.
 
Avrupa Komisyonu tarafından Japonya'daki Fukushima Daiichi nükleer santralinde meydana gelen kaza sonrasında, Avrupa Birliği ülkeleri, sahip olduğu 138 bin MW gücündeki, 143 nükleer güç santralini gözden geçirme ve iyileştirme amacıyla bazı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda ''stres testleri'' adı altında nükleer santralin güvenlik ve risk değerlendirmesi çalışmalarını başlattı. Çalışmada, Türkiye'nin bu konuda yapılan çalışmaları dikkatle izlediği ve alınan ortak kararları desteklediği bildirildi.
 
Akdeniz'de oluşabilecek tsunamiden nükleer santral etkilenir mi?
 
Akdeniz'de oluşabilecek bir tsunamiden Akkuyu nükleer santralinin etkilenip etkilenmeyeceği yönündeki sorulara yönelik olarak çalışmada, tsunaminin Akkuyu nükleer santrali detaylı saha çalışmalarında dikkate alınan bir konu olduğu bildirildi.
 
1979 yılında ODTÜ Deniz Araştırmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan ''Akkuyu Nuclear Power Plant Tsunami Study'' raporu ve 1985 yılında ODTÜ Deprem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ''Tsunami Analysis'' raporu bulunduğu belirtilen çalışmada, ''Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunamiden çıkarılan dersler de dikkate alınarak bu çalışmalar yeniden değerlendirilecek ve gerekiyorsa Uluslararası Enerji Ajansının model çalışmaları da dikkate alınarak tekrarlanacaktır'' denildi.
 
Nükleer santralin radyasyona etkisi
 
Çalışmada nükleer santrallerden alınan radyasyonun doğal radyasyona göre çok daha küçük olduğuna dikkat çekildi. Çalışmaya göre, nükleer santral yanında yaşayan insanların doğal radyasyona (dünya ortalaması yıllık 0,4 milisivert (mSv)) ek olarak alacakları radyasyon miktarı bir yılın toplamı olarak 0,05 mSv azken, günde 1 paket sigara içenin bir yılda alacağı doz miktarı 0,2 mSv (4 kat), bilgisayarlı tomografi yaptıran bir kişinin tek seferde alacağı doz 1,1 mSv ((55 kat) ve düzenli uçuş yapan uçuş personelinin bir yılda 9 mSv (180 kat), göğüs röntgeni çektiren bir kişinin ise 0,06 mSv olduğu vurgulandı.

29-02-2012
Bu haber toplam 29295 defa okunmustur


#
KULLANICI YORUMLARI
#
3. Köprü Tanıtım Filmi
#KONUT KREDILERI
  • #

    120 Ay

    0,82

    #
  • #

    120 Ay

    0,76

    #
  • #

    120 Ay

    0.85

    #
  • #

    120 Ay

    0,85

    #
#
#TOKI DUYURULARI
#ANKETE KATILIN
#

Ekonomik Kriz Gayrimenkul Sektörünü Nasıl Etkiler?