
BENZER HABERLER
Finzoom'un yaptığı konut kredileri ve ihtiyaç kredileri ile ilgili güncel analizinde piyasalarda son duruma yer verildi.
Türkiye’de gayrimenkul piyasası her zaman tüketicilerin en çok ilgi gösterdikleri ve yatırım aracı olarak en güvendikleri alan olmuştur. 2008 yılında meydana gelen küresel finans krizi sonucunda emlak piyasası en ciddi hasara uğrayan yatırım aracı olarak tüketicinin güvenini aşağıya çekti. Fakat piyasa yavaş yavaş 2008 yılı verilerini yakalama yönünde ciddi atılımlar gerçekleştiriyor.
Konuta yapılan yatırımın geri dönüş süreleri incelendiğinde konut kredilerinin vadelerinin daha da uzaması gerektiği gerçeğiyle karşılaşıyoruz. İstanbul’da bir apartman dairesinin fiyatı 180 aylık kiraya denk gelirken, İzmir’de bu süre 220 ay. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında konut kredisi vadeleri ülkemizde oldukça kısa, bankaların çoğu maksimum 120 ay vadeli ürünler sunuyorlar. Yukarıda son iki yılın M² fiyatlarında yaşanan değişimleri gösterdiğimiz ve kriz öncesi dönem ile karşılaştırma yaptığımız illerde, son 1 yıl içerisinde fiyatlarda ortalama %6’lık bir artış meydana gelmiş durumda. Yani 2009 yılına nispeten fiyatlarda yukarı yönlü bir hareket olsa da, kriz öncesi rakamlara hala
ulaşılabilmiş değil.
KONUT KREDİLERİNDE YÖN AŞAĞI
Konut kredilerinde Yıllık Maliyet Oranı Haziran ayından sonra Temmuz’da da düşüşe devam ederek %13.28 olarak gerçekleşti. Yıllık Maliyet Oranı Endeksi değerlerinde kayda değer değişimlerin ve düşüşlerin yaşandığı Temmuz ayı içerisinde en düşük seviye % 11.49 ve en yüksek seviye % 14.45 oldu. Bankaların çoğu 10 yıllık vadeler de faiz oranlarını aylık %1 seviyesinin altına çekmiş durumda.
Özellikle Yapı Kredi Bankası ve HSBC Bankası, konut kredisi ürünlerinde politikalarını değiştirerek bu pazarda daha aktif olabilmek için faiz oranlarını aylık %0.9 seviyesinin altına çektiler. Bunun yanı sıra diğer bankalarda özellikle kısa vadelerdeki faiz oranlarında iyileştirme politikası izledi, bunların
başında da Türkiye İş Bankası geliyor. Uzunca bir süredir konut kredisi ürünü için politika değişikliğine gitmeyen banka, bu ay içeirisinde farklı vadeler için farklı faiz oranları sunarak tüketiciye ulaşmayı hedefliyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Akbank hiçbir gelişmeye kulak asmaksızın tüm vadeler için faiz oranlarını sabit tutuyor ve herhangi bir indirime yanaşmıyor. Fakat son 2 aydır pazarda büyük söz sahibi olan diğer bankaların yapmış oldukları faiz indirimleri Akbank’ı da indirime zorlayacak gibi gözüküyor.
Son aylarda yaşanan ekonomik gelişmeler, bu yıl içinde Merkez Bankası’nın gündeminden faiz artışını tamamıyla kaldırmış gibi gözüküyor. Enflasyon rakamlarında meydana gelen düşüş politika faizlerinin bir süre daha mevcut olan düzeyde seyretmesini ve 2011 yılına kadar faiz oranlarında ciddi
değişiklikler yapılmayacağının sinyallerini veriyor. Durum böyle olunca piyasalar ve bankalar geleceği daha kolay tahmin edebiliyor ve fiyatlandırabiliyorlar. Bankaların 2009 yılının son aylarından itibaren sürdürmeye başladıkları düşük faiz politiakası devamlılığını korurken, uygulanmakta olan politikaların tüketiciye yansımalarınıda yavaş yavaş analiz edebiliyoruz. Tüketici kredilerinde son 1 yılda %24.78’lik bir artış meydana gelmiş ve ayrıca 2010 yılı Mayıs ayına kadar da %12.85’lik artış gerçekleşmiştir.
KREDİ KARTLARI DİKKAT ÇEKİYOR
Kredilerde en dikkat çekici gelişme ise kredi kartlarında yaşanıyor. 2010 yılı başından beri kredi kartları son zamanların en düşük artışını göstererek %6.26’da sınırlı kaldı. Tüketici kredileri bu kadar artarken kredi kartlarındaki artışın yavaşlamasının en büyük sebebi kredi kartı kullanıcılarının borçlarını ihtiyaç kredisine çevirerek uzun vadeye yaymasıdır.


EN BEĞENİLEN PROJELER
Sıra

Sıra

TOKI DUYURULARISon Başvuru Tarihi : 30 Aralık 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011