
BENZER HABERLER
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün genç ve dinamik Genel Müdürü Yunus Akgül, Türkiye'nin her yerini spor tesisleriyle donattıklarını belirterek, "Eskiden tesis yoktu, sporcu yetişmiyor diye bahane vardı.
Şimdi bu bahane ortadan kalktı. Yaptığımız tesislerin sonucunu görüyoruz. Birçok organizasyonlarda Türk sporcular rekor kırıp, final koşuyor" dedi. 2012 Londra Olimpiyatları'nda birçok branşta madalya beklentisi içinde olduğunu söyleyen Yunus Akgül, sorularımıza şöyle cevaplar verdi:
Türk sporu tesisleşmede son yıllarda altın dönemini yaşıyor. Bunu nasıl başardınız?
Türkiye'de önceden bir hikâye vardı; Tesis yoktu, sporcu yetişmiyor diye. Sporcumuz hakkikaten yoktu. Şimdi bu bahane ortadan kalktı. Türkiye'nin her tarafını tesisle donattık. En küçük ilçeden, en büyüğüne kadar. A sınıfı dediğimiz tesisler işte bunlar. İstanbul'a ve Ankara'ya yaptığımız büyük spor salonları. Ama kimselerin görmediği küçücük ilçelere de biz spor salonları kazandırdık. Bizim göreve geldiğimizde sentetik düzeyli atletizm sahası 2 taneydi. Şu an 45 tane. Dolayısıyla artık böyle bir bahane kalmadı. Biz de bunun için uğraşıyoruz. Yani böyle bir bahane kalmasın ve sporcu yetiştirelim. Olimpiyatlarda ve dünya şampiyonalarında sporcularımız bizim göğsümüzü kabartsın diye.
Tesisleşmeden sonra başarılar geldi mi?
Son dönemde dikkat ederseniz yarışmalarda da bunun sonucunu almaya başladık. Hiç esamemiz okunmayan birçok branşta madalyalar almaya başladık. Atletizmde özellikle. Sadece dışarıdan getirttiğimiz sporcularla madalya alırken şimdi kendi sporcularımız rekor üstüne rekor kırıyor, finaller koşuyorlar. Dolaysıyla bu tesislerin bir amacı önümüzdeki organizasyonu gerçekleştirmek. Ama esas bize bırakacağı miras bundan sonra buralarda sporcular yetişecek, Şampiyon sporcular yetişecek. Bu tesisler bizim mirasımız olacak.
Türkiye son dönemde çok büyük organizasyonlar aldı. Avrupalılar bizim bu yükselişimize nasıl bakıyor?
Herkes büyük bir hayretle bizi izliyor. Biz birkaç tane organizasyonu başarı ile düzenledikten sonra şimdi biz bir organizasyona aday olduktan sonra “bunlar bu organizasyonu yapar” mantığı artık herkeste yerleşti. En son biliyorsunuz, Dünya Basketbol Şampiyonası'nı gerçekleştirdikten sonra Bayanlar Basketbol Şampiyonası'na aday olduk. Orada yarıştığımız ülke Avustralya. Avustralya ki, iki tane olimpiyat düzenlemiş. Ve Melbourne şehri defalarca spor başkenti seçilmiş. Neredeyse nüfusunun tamamı spor yapan bir ülke. Biz bu ülkeye karşı gittik şampiyonayı hem de büyük bir oy farkı ile kazandık. Bu bir güvenden kaynaklanıyor. Biraz önce sorduğunuz sorunun cevabı. Artık Türkiye'ye karşı sportif organizasyonlar anlamında müthiş bir güven var. Biz bu güvenle istediğimiz organizasyona gidiyoruz, aday oluyoruz ve alıyoruz.
Bütçe olarak kendi kaynaklarınız dışında destek gördüğünüz sponsorlar var mı?
Yok. Maalesef ülkemizde bu sponsorluk olayı yeni yeni gelişiyor. Kaynağımız tamamen kendi kaynağımız. Yani devlet kaynağı. Şu anda onunla götürüyoruz. Devletin muslukları da bu anlamda sonuna kadar bize açık. Bugüne kadar hükümetimize götürdüğümüz hiçbir proje geri çevrilmedi.
Önümüzde 2012 Londra Olimpiyatları var. Siz hangi branşta madalya beklentisi içindesiniz?
Göreve geldiğim zaman bütün hedefimi olimpiyatlar olarak belirledim. Adet vermek istemiyorum ama hedefim bugüne kadarki en fazla katılım ve en fazla madalya ile dönmek. Bu amaca yönelik olarak da çok ciddi çalışıyoruz. Şimdi olimpiyat kalifikasyonları (yeterli olabilme) yeni başladı. Mayıs ayında başladı. Bugüne kadar bir örnek vereyim. Atıcılıkta bir sporcu getirilmiş her seferinde. Onu da kontenjandan götürmüşüz. Şu anda ilk yarışmalarda 3 sporcumuz atıcılıkta barajları geçti. Ve olimpiyata katılmayı hak etti. Bütün branşlarda böyle çalışıyoruz. En büyük hayalim de olimpiyata bir takım sporu götürmek. Birçok takımımız buraya çok yakın. Özellikle erkek basketbol takımımız, bayan voleybol takımımız, hentbol takımımız, sutopu takımımız gidebilecek durumda. Bir tanesini götürürsek, 100'ün üzerinde sporcuyla gidip, bugüne kadar elde ettiğimiz madalya ile dönmek hayalimiz.
Yeni stat projeleriniz var. Bunları hangi illerde yapmayı düşünüyorsunuz?
İstanbul'da Galatasaray için bir stadyum yaptık. En büyük hedefimiz Ankara. Böyle bir stadyumu Ankara'ya kazandırmak istiyoruz. Birçok ilde TOKİ ve belediyelerle anlaşma yaptık. Birçok ilin stadını yeniliyoruz. Gaziantep'ten Sivas'a, Malatya'dan Afyon'a kadar 10 ille anlaştık. Bütün hedefimiz eski stadyumların tamamını yıkmak. Diyarbakır'a da 30 binlik bir stadyum kazandıracağız. Akdeniz Oyunları sebebiyle Mersin Stadını yıkıp, yeni bir stat yapacağız. Dolayısıyla bütün eski statları yıkıp, yerine yenisini yapmak hedefimiz.


EN BEĞENİLEN PROJELER
Sıra

Sıra

Sıra

Sıra

TOKI DUYURULARISon Başvuru Tarihi : 30 Aralık 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011
Son Başvuru Tarihi : 30 Eylül 2011