Yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm yaklaşımlarının söylemde kaldığını, belediyelerin konut projelerine altyapı desteği sağlamasını sosyal bir görev gibi algılamadığını savunan Aslan, şunları söyledi: Kirada oturan ve bin 600 lira maaş alan bir çalışanın yaklaşık 80 bin lira maliyetli 100 metrekare bir konuta sahip olabilmesi için masraflarından kısması yeterli gelmemektedir. Belediyelerin arsa ve altyapı desteğiyle sabit gelirlilerin ödeyeceği toplam konut maliyetinin yaklaşık yüzde 15'lik bölümünü sübvanse etmesi gerekmektedir.
Bu sosyal belediyeciliğin bir gereğidir ve şu anda yapılmayan ya da yapılamayan budur. Bu destek, seçim dönemlerinde tüm adayların dilinden düşmeyen kentsel yenileme vaadinin lafta kalmaması açısından büyük önem taşımaktadır.Yerel yönetimler ve kooperatiflerin yürüttüğü konut projelerine destek olma görevi bulunan TOKİ'nin bu işlevini unuttuğunu savunan Aslan, kurumun son yıllarda sosyal hedefinden ve felsefesinden uzaklaştığını, hastane yapımından duble yol inşaatına kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstermeye başladığını söyledi. TOKİ'nin aynı zamanda iş hanları ve lüks konutlar yapıp pazarlayarak bir anlamda yap-satçı, yüklenici kimliği kazandığını savunan Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu konut politikası, sosyal özden yoksun, kooperatifleri dışlayan, dar ve sabit gelirlileri göz ardı eden bir politikadır. TOKİ'nin yap-satçı mantıktan kurtularak, anayasal görevlerine sadık bir yaklaşım içinde, kendi projelerinin dışında yerel yönetimler eliyle örgütlenen projelere de destek olmasının sağlanması şarttır. Aslan, kriz öncesi yapılan bir araştırmaya göre İzmirlilerin yüzde 38'inin kirada yaşadığını, yüzde 60'ının 2 yıl içinde ev sahibi olma hedefi bulunmadığını belirterek, kriz sonrası durumun daha da kötü hale geldiğini ifade etti. Aslan, belediyeler ve TOKİ'nin arsa üretmesi halinde Ege Koop'un yeni projelere başlayabileceğini de sözlerine ekledi.
AA